Saadet Partisi Rize İl Başkanı Av. Muhammet Kaçar, gerçekleştirdiği yazılı basın açıklamasında esnaf ve sanatkârların içinde bulunduğu ekonomik darboğaza vurgu yaparak, küçük ölçekli işletmelere ivedilikle sahip çıkılması gerektiğini ifade etti. Mevcut ekonomik şartların ticari işletmeleri her geçen gün daha fazla yıprattığına değinen Kaçar, üretimin aksamaması ve istihdam olanaklarının korunması adına geniş çaplı önlemlerin alınması yönünde davette bulundu.
Esnaf kesiminin Türkiye ekonomisinde merkezi bir role sahip olduğunu dile getiren Kaçar, "Mahalle kültürümüzü devam ettiren, yerel üretimi destekleyen, istihdam kapısı açan ve toplumla doğrudan bağ kuran esnafımız, yalnızca ticari birer unsur değil, toplumsal yapımızın da en temel direklerindendir." şeklinde konuştu.
"Esnafımız Tarihinin En Ağır Sınavlarından Birini Veriyor"
Fahiş enflasyon oranları, tırmanan kira ve enerji giderleri, kredi bulmada yaşanan tıkanıklıklar ile bankaların yüklediği maliyetlerin esnafı köşeye sıkıştırdığını belirten Kaçar, halkın alım gücünün gerilemesinin de doğrudan ciro kayıplarına yol açtığını aktardı. Birçok esnafın ticari ömrünü uzatabilmek adına çok ciddi borçların altına girmek zorunda kaldığını belirten İl Başkanı, istihdam yaratan ve değer üreten bu kesimin böyle bir dönemde kendi kaderine terk edilmesinin doğru olmadığını savundu.
"Kilit Vurulan Her Dükkan, Bir Ailenin Gelir Kapısının Kapanması Demektir"
Son dönemde her gün yüzlerce işletmenin kepenk indirdiğine dikkat çeken Kaçar, bu durumun sadece bir işletmenin ticari ömrünün bitmesi şeklinde yorumlanamayacağını söyledi. Kapanan her dükkanın bir ailenin geçim kaynağını yitirmesi anlamına geldiğini ifade eden Kaçar; bu tablonun işsizlik sayılarını yukarı taşıdığını, mahalle yaşamını sekteye uğrattığını ve kent ekonomilerini derinden sarstığını dile getirdi.
Çözüm Yol Haritasını Paylaştı
Saadet Partisi olarak üretimi önceleyen ve adaleti temel alan bir ekonomi politikasını savunduklarını ifade eden Kaçar, iktisadi yapının sadece tablolardan ibaret görülmemesi, insan odaklı bir modelin tesis edilmesi gerektiğini belirtti. Esnafın rahat bir nefes alabilmesi adına şu çözüm maddelerini sıraladı:
-
Esnafın vergi ve SGK prim borçlarının, kişilerin mali güçleri göz önünde bulundurularak yeni bir ödeme planına bağlanması,
-
Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerine aktarılan bütçenin artırılması,
-
Sıfır faizli ve geri ödemesi uzun vadeye yayılan kredi imkanlarının genişletilmesi,
-
Banka POS cihazı komisyonlarının aşağı çekilmesi ve tahsil edilen paraların blokede kalma sürelerinin düşürülmesi,
-
Küçük ölçekli işletmelerin sırtındaki bankacılık masraflarının hafifletilmesi,
-
Elektrik, doğalgaz, kira ve genel işletme masraflarını azaltacak hibe ya da desteklerin hayata geçirilmesi,
-
Vergilendirme sisteminin üretimi ve istihdam artışını ödüllendirecek şekilde revize edilmesi,
-
Dev zincir marketler karşısında mahalle esnafının korunması için adil rekabet yasalarının uygulanması ve yerel esnafı kollayan stratejilerin belirlenmesi.
"Esnafımız Güçlenirse, Türkiye de Güçlenir"
Açıklamasının kapanış bölümünde üreticinin, emeğin ve alın terinin savunucusu olmayı sürdüreceklerini beyan eden Kaçar, "Esnafın güçlü olması, iktisadi yapının da sağlam temellere oturması demektir. Sağlam bir ekonomi ise ancak adaletli bir zemin üzerinde yükselebilir. Türkiye'nin gereksinimi borç sarmalıyla yürütülmeye çalışılan bir sistem değil; üretimle hacim kazanan, hakça paylaşımı merkezine alan ve her vatandaşın refah seviyesini artıran bir düzendir." diyerek sözlerini tamamladı.