Tamamlayıcı sağlık sigortası yani TSS, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile anlaşmalı özel sağlık kuruluşlarında, fark ücreti ödemeden yüksek kalitede hizmet almayı sağlayan ve son derece popüler bir güvence sistemidir. Bireylerin bütçelerini zorlamadan özel hastane konforuna erişmelerini sağlayan bu sistem, sağlık ihtiyaçları için önemli bir finansal kalkan görevi görür. Ancak birçok sigortalı poliçeyi satın alır almaz tüm sağlık sorunlarının hemen karşılanacağını düşünse de zaman zaman sigortacılığın temel bir prensibi olan bekleme süreleri ile karşılaşabilir.
Bu süreler, poliçenin bir eksiği veya bir küçük yazı hilesi değil, sistemin sürdürülebilirliğini ve adil olmasını sağlayan temel bir kuraldır. Bir TSS poliçesi satın alırken bu sürelerin hangi durumlar için geçerli olduğunu bilmek, gelecekte yaşanabilecek hayal kırıklıklarını önleyecek ve sigortanızdan en doğru şekilde faydalanmanızı sağlayacaktır. Peki, bu bekleme süreleri tam olarak nedir ve hangi tür rahatsızlıklar için uygulanır?
Bekleme Süresi Nedir ve Neden Uygulanır?
Sigortacılığın temel mantığı, öngörülemeyen, ani ve gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri güvence altına almaktır; mevcut ve bilinen sorunları değil. Bekleme süresi ise, sigorta şirketlerinin poliçenin satın alınmasından hemen önce zaten var olan veya belirti vermiş ancak henüz teşhis konulmamış hastalıkların masraflarını karşılamasını önlemek için koyduğu bir kuraldır. Eğer bu kural olmasaydı; bireyler, örneğin acil olmayan bir ameliyat ihtiyacı doğduğunda, yani sadece bir hastalığa yakalandıklarını öğrendikten sonra sigorta poliçesi satın alır, yüksek maliyetli tedaviyi yaptırır ve ardından sigorta poliçesini iptal ederlerdi.
Bu durum, risk paylaşımı ilkesiyle işleyen sigorta sisteminin finansal dengesini bozarak tüm sigortalılar için primlerin astronomik düzeyde artmasına neden olurdu. İşte bekleme süresi, sistemi bu tür bir kötüye kullanımdan korur ve poliçeyi gerçek anlamda gelecekteki beklenmedik risklere karşı bir güvence olarak konumlandırır. Bu süreler; kazalar, ani gelişen enfeksiyonlar, apandisit gibi acil durumlar için değil, genellikle planlanabilir ve kronik rahatsızlıklar için geçerlidir.
Hangi Rahatsızlıklar Genellikle Hemen Kapsama Girmez?
Bekleme süreleri sigorta şirketlerinin politikalarına göre küçük değişiklikler gösterse de tamamlayıcı sağlık sigortası poliçelerinin neredeyse tamamında benzer bir liste bulunur. Bu süreler genellikle 3 ay ile 12 ay arasında değişir. Özellikle yavaş gelişen, belirtilerini uzun süredir veren veya planlı cerrahi gerektiren rahatsızlıklar bu listenin başında yer alır.
Poliçenizi başlattıktan sonra, genellikle 12 ay boyunca kapsam dışı tutulan bazı yaygın hastalıklar ve müdahaleler şunlardır:
- Bel, boyun, mide fıtığı gibi çeşitli fıtık türleri.
- Katarakt, geniz eti ve bademcik ameliyatları.
- Sinüzit tedavileri.
- Menisküs, bağ yırtıkları gibi diz, kalça ve omuz eklemlerine yönelik müdahaleler ve operasyonlar.
- Safra kesesi rahatsızlıkları ve taşları.
- Varis, tiroit bezi hastalıkları.
- Kist, miyom gibi bir takım jinekolojik sorunlar.
Bu rahatsızlıklar, genellikle ani gelişmeyen ve belirtileri poliçe öncesine dayanabilen durumlar olarak kabul edilir.
Bekleme süresi kuralının en bilinen ve en net örneği ise doğum teminatıdır. Doğum teminatından faydalanabilmek için sigorta şirketlerinin çoğu 12 ay, bazıları ise 6 ay veya 18 ay bekleme süresi uygular. Bu, poliçeyi satın aldıktan sonra hamilelik sürecinin başlaması gerektiği anlamına gelir.
Tamamlayıcı sağlık sigortası, gelecekteki sağlık risklerinize karşı en güçlü müttefikinizdir. Ancak bu müttefikten tam verim alabilmek için poliçenizin öze şartlar listesini dikkatle okumalı ve hangi teminatın ne zaman başlayacağını bilmelisiniz. Bu sayede, ihtiyacınız olduğu her anda geniş tamamlayıcı sağlık sigortası hastaneler ağından sorunsuz bir şekilde faydalanabilirsiniz.