Ak Parti’de İz Karışıklığı Yok Mu?

Ahmed ÇITLAKOĞLU

 Devlet ve Hükümetin terör örgütleriyle mücadelesindeki kararlılığı ve azmi biliniyor…

PKK terör örgütüne karşı temizlik mücadelesi (şimdilik) daha ziyade arazide yürütülüyor.
FETÖ terör örgütüyle mücadele ise kurum ve kuruluşlara yerleşmiş/yerleştirilmiş personelin açığa alınması ve memuriyetten ihracı ile bu örgüte malî veya lojistik destek sağlayan kişilerin soruşturulması şeklinde yürütülüyor.
 
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’a paralel yapı ile mücadele hususunda kamuoyunda büyük bir destek ve güven var… 
Ancak bu güvenin maalesef genel merkez dâhil Ak Parti teşkilat birimlerine aynı oranda yansımadığı görülüyor!
 
Bunun sebebi ise; TSK, Emniyet, Milli Eğitim ve Yargı başta olmak üzere devletin bütün kurum ve birimlerine yıllardır yerleşmiş/yerleştirilmiş olduğu görülen paralel örgüt mensuplarının buralardan temizlenmesine gayret edilirken, parti teşkilat birimlerinde bugüne kadar ciddi bir operasyonun yapılmamış olmasıdır.
 
Kamuoyu haklı olarak soruyor ve merak ediyor: Her tarafa rahatlıkla sızan/sızabilen, hatta Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanının en yakınında yıllardır kendilerini gizleyebilen bu örgüt mensupları Ak Parti’ye sızmadı mı?
 
***
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, “paralelcileri ihbar edin, şikâyet edin” diyor.
Sayın Erdoğan’ın bu sözlerine binaen; Devlet, Hükümet ve Ak Parti Genel Merkez yetkililerinin dikkatini bir hususa çekmek istiyorum…
 
Hadise şu:
81 vilayetin birinde… İl Özel İdaresine ait bir iş hanı binası 2013’ün Temmuz ayında satılıyor. Bu satış, normal bir satış işlemi değil! Bu öyle bir satış ki, satışın yapıldığı tarihte kamuoyunda bir hayli tartışılmasına rağmen nedense üzeri örtülen ve bugüne kadar da üzerinde durulmaya gerek görülmeyen bir satış.
Ne var ki, bu satış mevzûnun sırrı sanki bugünlerde (15 Temmuz’dan sonra) yeni çözülecek gibi!
 
Lütfen dikkat buyurun!..
- Binanın satıldığı şahsın ismi, 17-25 Aralık darbe girişiminde Paralel Yapının finansörü Bank Asya’yı kurtarma operasyonunda paralel finansörler arasında yer alıyor…
- Alıcının ismi ulusal basında 2013’ün Ocak ayında paralel finansörler arasında yer almasına rağmen satış işlemi 2013’ün Temmuz’unda gerçekleştiriliyor.
- Bu alıcının şu an itibariyle paralel örgüt kapsamında arandığı ve yurt dışında olduğu iddia ediliyor.
 
- Satış yapılırken iş hanında bulunan kiracılara Ağustos 2015’e kadar oturma izni veriliyor. 
- Ak Parti il ve Merkez İlçe teşkilatı da bu iş hanında kiracı… 
- Hemen hemen bütün kiracılar binayı terk ettikleri halde şu an itibariyle Ak Parti İl ve Merkez İlçe Teşkilatı bu binada oturmaya hala devam etmektedir.
 
 
Sorulması gereken ve merak edilen sorular:
1-17-25 Aralık darbe teşebbüsünden sonra ismi paralel finansörler arasında yer alan bir şahsa, o zaman başbakan olan Sayın Erdoğan’ın ısrarla “bunlarla irtibatınızı kesin” talimatına rağmen bu bina nasıl satılmıştır?.. Satışa kimler tavassut etmiştir?
2-Tabiî ki özel idareye ait bir binanın satışının gerçekleşmesi o ilin valisinin onayıyla olacaktır. Ancak bir valinin, önemli bir gayrimenkul satışını o ilin siyasetçileriyle istişare etmeden onaylaması mümkün müdür? Kaldı ki il genel meclisi üyelerinin çoğunlu Ak Partili üyelerden müteşekkildir.
3-Ak Parti il teşkilatı, acaba şu an itibariyle bu binaya kira ödemesi yapıyor mudur?
Şayet kira ödemesi yapılıyorsa; “Bank Asya’ya para yatırdı veya paralelci iş adamlarıyla irtibatlı ve iltisaklı” diye kişiler soruşturmaya tabi tutulurken, Ak Parti il teşkilatının paralel örgüt mensubu olduğu ve arandığı iddia edilen bir işadamının binasında kiracı olarak oturması ve ona mali destek sağlaması nasıl izah edilebilir?
4-Yok, kira ödemesi yapılmıyorsa; şu anda paralel örgüt kapsamında arandığı ve yurt dışında olduğu iddia edilen bir iş adamının iktidar partisinden kira almaması ne anlama gelmektedir?
 
Bu hadisenin hangi vilayette olduğu önemli değil… Haliyle Ak Parti il teşkilatının ve siyasetçilerin isimleri de önemli değil. 
Bu gibi hadiselerde şahıslar değil, fiildir önemli olan…
Belki buna benzer nice hadiseler başka vilayetlerde de vuku bulmuş olabilir.
 
Yine önemli olan, bu ve benzer hadiselerde devlet başkanının ve parti genel merkezinin parti il teşkilat yöneticileri ve sair sorumlu siyasetçilere karşı yaklaşım tarzıdır! 
 
***
Sayın Cumhurbaşkanı, “etrafınızdaki paralelcileri ihbar edin” diyor…
Bu yazımız bir ihbar mı, yoksa masum bir ikaz olarak mı değerlendirilir, bilemeyiz. 
 
Görelim bakalım Devlet Başkanı ve Genel Başkan neyler!.. Herhalde güzel eyler! 
 
“İnsanlar, bir zâlimi görür, ona engel olmazlarsa, bundan dolayı hemen hepsi cezalanır.”  (Tirmizî, 8/423)
 
Vesselam… 
19 Eylül 2016 / 17 Zilhicce 1437