Asile verilmeyip de vekile verilen hak, hak mıdır?

Ahmed ÇITLAKOĞLU

 Asillere son dakika gölü!..

 
AK Parti, CHP ve MHP’nin ittifakıyla Mecliste kabul edilen kanun ile milletvekilleri ve generallere yeni haklar/imtiyazlar tanınıyor…
 
-TBMM üyeleri ve üyeliği sona erenler ile dışarıdan atanan bakanlar, kamu kurum ve kuruluşlarının tüm sosyal tesis ve imkânlarından, bu tesislerin en üst düzey amirlerine sağlanan en uygun şartlara göre yararlanacaklar. 
 
-Genelkurmay Başkanı, Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Hava Kuvvetleri, Jandarma ve Sahil Güvenlik Komutanları ile orgeneral ve oramiral rütbesinde bulunanlar, bu görevlerden emekli olanlar ile bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin sağlık hakları, TBMM üyeleriyle eşitlendi. Bu statüde olanların sağlık giderleri, milletvekillerinin bağlı oldukları esaslara göre kendi kurumlarının bütçelerinden karşılanacak. 
 
-Bu hak daha önce ayrı bir yasayla yüksek yargı üyeleri ve aile fertleri için de tanınmıştı.


 
 
***
Ne diyelim; güle güle otursunlar, güle güle yesinler, afiyetler olsun!
 
Sahi bu, sınıf ayırımı ve ayrıcalığı sayılmaz değil mi? Tabii ki değil!
 
Bu, görev ayrıcalığıdır… Riskli bölgelerdeki sigorta primlerinin yüksek olması gibi bir şey de denilebilir!
 
***
Peki, böyle bir imtiyaza şu zamanda çok mu ihtiyaç vardı? 
 
Siyasi partiler bunu millete (asillere) nasıl izah edecekler?
 
Böyle bir imtiyaz ayrıcalığı yapacaklarına keşke maaşlarına bir misli zam yapsaydılar!..
 
Enteresan, iktidarın Meclise sunduğu her teklife muhalefet eden CHP, bu teklife muhalefet etmemiş… Hayret!
 
Demek ki şahsi menfaatler birleşince muhalefet olmuyor muş!
 
***
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin!
 
Efendiler pek açsınız, bu çehrenizde bellidir
Yiyin, yemezseniz bugün, yarın kalır mı kim bilir? 
 
Bütün bu nazlı beylerin ne varsa ortalıkta say
Haseb, neseb, şeref, oyun, düğün, konak, saray,
Bütün sizin, efendiler, konak, saray, gelin, alay; 
Bütün sizin, bütün sizin, hazır hazır, kolay kolay...
 
Verir zavallı memleket, verir ne varsa, malını
Vücudunu, hayatını, ümidini, hayalini
Bütün ferağ-ı halini, olanca şevk-i balini. 
Hemen yutun düşünmeyin haramını, helalini...
 
Bu harmanın gelir sonu, kapıştırın giderayak! 
Yarın bakarsınız söner bugün çıtırdayan ocak! 
 
Bugünkü mideler kavi, bugünkü çorbalar sıcak,
Atıştırın, tıkıştırın, kapış kapış, çanak çanak...
 
Yiyin efendiler yiyin, bu han-ı iştiha sizin,
Doyunca, tıksırınca, çatlayıncaya kadar yiyin! (Tevfik Fikret)
 
***
Ya Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi biçârelerin, yoksa felâhı!
 
Lâ yüs’ele binlerce sual olsa da kurbân;
İnsan bu muammalara dehşetle nigeh-bân! (Mehmed Akif)
 
***
Bu aziz millet yaptıklarınızı ilelebet asla unutmayacaktır.
 
Vesselam…
Ahmed Çıtlakoğlu
30 Mart 2018 / 12 Receb 1439