Erdoğan, Gül ve Davutoğlu Kucaklaşmalı!..

Ahmed ÇITLAKOĞLU

 Yerli ve yabancı fitneciler mesailerine ara vermeden devam ediyorlar.

Fitneci şer odakları fıtratlarının gereğini yapıyorlar… Onların asli vazifesi dost ve kardeşler arasında kavga çıkartmak, onları birbirlerinden uzaklaştırıp güçlerini parçalamak, ayrılmalarına bölünmelerine zemin hazırlamaktır.
 
Gerek İslam ülkelerinin birbirlerine düşman edilmesi, gerekse Müslümanların kendi aralarındaki güçlü dostluk ve kardeşlik bağlarının baltalanması her dönem fitneci şer odaklarının hedefi olmuştur.
 
Gerek ülke bazında gerek fert bazında, nerede bir ihtilaf ve fitne mi var; arkasında mutlaka ya Amerikalılar ya da İngilizler vardır.
 
Fitnenin baş aktörleri arasında Amerika ve İngilizlerin bir defa adı çıkmış ya, bir yerde fitne çıkarmak için esas Amerika ve İngilizler olmasa da yerli ve çakma Amerikalılar ve İngilizler devreye girer… Bugün Türkiye’de siyasî tartışmalarda olduğu gibi!
 
Etkili bir bürokrat ve siyasetçi yeni bir hamle mi yapacak; damga hazırdır; bunun arkasında Amerika var, İngilizler var!.. Bu, Amerikalıların, İngilizlilerin adamı!
Esasında Amerika ve İngilizlerin devrede olmasına da gerek yok, yerli Amerikalı ve İngilizler çoktan bu görevi üstlenmişler.
 
***
Erdoğan’ı saf dışı bırakmak için Gül ve Davutoğlu senaryoları!..
Türkiye, Erdoğan’ın liderliğinde ve AK Parti iktidarında 15 yıl öncesine göre bölgede çok ciddi manada bir güç oldu. 
Bu gücün daha artmasının önlenmesi ve zayıflaması için tek çare; AK Parti’nin bölünüp parçalanması ve Erdoğan’ın devlet başkanlığından uzaklaştırılmasıdır!
İşte, iç ve dış şer odakları uzun süredir bunun üzerinde çalışıyorlar.
 
***
Kim ne derse desin, AK Parti’de bölünmenin olması ve Erdoğan’ın devlet başkanlığından uzaklaştırılması için; Erdoğan-Gül-Davutoğlu dostluğunun bozulması, bunların birbirlerine düşman edilmesi gerekiyordu.
 
Bugüne kadar Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu hakkında yazılan ve çizilenler, ortaya atılan iddialar umumun malumu. 
 
Her ne kadar Gül ve Davutoğlu’ndan bugüne kadar Erdoğan ve AK Parti aleyhinde bir söz duyulmamış ve karşı bir tavır görülmemiş olsa da; bu şahsiyetlere karşı sergilenen öteleştirme ve itibarsızlaştırma tavırları durdurulmadığı ve partiye yakın çevrelerce ısrarla sürdürüldüğü takdirde gelecekte nelerin olabileceğini kestirmek şimdiden mümkün değildir.
 
***
Siyasî partiler ülkeye ve millete hizmet etmek için birer vasıtadır.
Siyasî ve bürokratik tecrübesi olan memleket evlatlarının ülkesine ve milletine hizmet etmek için siyasî partilerde yer alması gayet tabiidir ve her vatan evladının en tabii hakkıdır.
 
Belli tecrübesi olan ve hizmet aşkı bulunan insanların, gönül verdiği ve içinde bulunduğu bir partide yer bulamaz, öteleştirilir, itibarsızlaştırılırsa; başka bir arayış içinde bulunmasından daha tabii ne olabilir ki!..
***
Türkiye’nin ve bölgenin istikrarı için, AK Parti içinde oynan bu oyun mutlaka bozulmalıdır.
Gül ve Davutoğlu, Erdoğan’ın yanında olduğu sürece kendilerine yer bulamayacak olanlar; bu oyunun oyuncuları arasında yer almış olabilirler.
 
Bu oyunun oyuncularının tamamı partiden ayrılacak olsalar; partiye zerre zarar veremezler.
Lakin Gül ve Davutoğlu, bu öteleştirme ve itibarsızlaştırmanın etkisiyle partiden uzaklaşırlarsa; partiye verecekleri zarar büyük olabilir.
 
Gül ve Davutoğlu’nu parti içinde sevmeyenler olabilir. Lakin bu ikilinin parti tabanında sevenlerinin sevmeyenlerden daha fazla olabileceği de göz ardı edilmemelidir.
 
 
 
Gül ve Davutoğlu Erdoğan’dan uzaklaştırılmamalı!..
Fitne ateşini söndürecek olan; Erdoğan’ın Gül ve Davutoğlu ile kucaklaşmasıdır.
2019’a kucaklaşarak gidilmemesi demek; yeni oluşumlara zemin hazırlamak demektir.
 
“Hatadan nefret et ama hataya düşenden nefret etme!..Görevimiz, hastalığı tedavi etmektir, hastayı yok etmek değil.”(İmamı Şafi)
 
Vesselam…
Ahmed Çıtlakoğlu
23 Ekim 2017 / 03 Safer1439