Recep Ayı; Ramazan’a Hazırlık Ayı!..

Ahmed ÇITLAKOĞLU

 20 Nisan 2015 Pazartesi; Ramazan ayının müjdecisi Recep ayının 1’i…

 
Recep ayına Rasulullah aleyhisselam Efendimizin "Allahümme bârik lenâ fî Recebe ve Şa'ban. Ve belliğnâ Ramazân.” (Allah’ım, Recep ve Şa’bân aylarını bize mübarek kıl (bereketli aylar haline getir) ve bizi Ramazân’a kavuştur) duasıyla giriyoruz.
 
Rahmet, bereket ve mağfiret ayı, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerife kavuşma özlemiyle 2 ay önceden peygamber duası ve ikazıyla hazırlıklara başlıyoruz.
Regaip, Miraç ve Berat geceleri; Ramazan-ı Şerifin ikaz levhaları…
 
Ramazan’a hazırlık…
Recep ve Şaban ayları; Ramazan’a hazırlık ayları…
Nasıl ki Hac hazırlıklarına 2-3 ay öncesinden başlanılıp hacı adayları eğitime alınıp, Hacca hazırlanıyorsa..
Hac ve umreyle alakalı ilmihal bilgileri ihrama girilmeden önce, Medine-i Münevvere ve Mekke-i Mükerreme ile oralarda ki ziyaret mahalleriyle alakalı bilgiler oralara gidilmeden önce verilmeye çalışılıyor/öğreniliyorsa..
Oruç ve Ramazan’da yapılacak ibadetlerle alakalı bilgiler de Ramazan ayından önce, Recep ve Şaban aylarında verilmeli/öğrenilmeli…
 
Ramazan ayı; hasat ayıdır…
Ziraatta hasat döneminden önce bahçenin gübreleme ve ilaçlaması ne ise, manevi hasat ayı Ramazan’dan önce (Recep ve Şaban aylarında) nefis tezkiyesi ve kalp tasfiyesi de o dur!
 
Nefislerin tezkiyesi (manen ilaçlanması), kalp ve zihinlerin tasfiyesi (manen beslenmesi) Ramazan’da değil,  Recep ve Şaban aylarında yapılmalıdır!
Camiler; iç temizliği, aydınlatılması ve ses düzenleriyle nasıl ki Ramazan’dan önce hazırlanıyorsa, cemaat de fikren ve zihnen Ramazan’dan önce hazırlanmalıdır!
 
Nasıl ki namaz ilmini öğrenmeden doğru namaz kılmak, hac ilmini öğrenmeden hakkıyla hac yapmak mümkün değilse, Oruç ilmini öğrenmeden de hakkıyla (doğru) oruç tutmak mümkün olmayacaktır!
 
Recep ve Şaban ayını ihya etmek!..
Müftülükler ve cami görevlileri (vaizler, imam-hatipler) oruçla alakalı irşat ve tebliğ programlarına Ramazan’da değil Recep ayında başlamalı… 
 
Oruç nedir?... Orucu bozan ve bozmayan şeyler, iftar, sahur, fidye, fitre hakkında neler biliyoruz?..
Kelime manası “tutmak” olan imsak!... Sahur’da imsak’la neyi tutmaya başlayacağız?
İmsak’la sadece yeme ve içmeyi mi terk etmiş olacağız?
Dil, göz, kulak, el ve ayakların da imsak’ı olur mu? 
 
Diyanetin vaaz ve irşat programı (bugüne kadar yapıldığı şekliyle) daha ziyade namaz için camiye gelenlere göre yapılıyor… Yani camiye gelen cemaate vaaz veriliyor. 
Peki, camiye gelmeyen veya gelemeyenlere kimler, nasıl tebliğ yapacak?
 
İmam-Hatipler ve vaizler cami dışına çıkmalı!..
Günümüzde nasıl ki ticaret ve pazarlama artık kapıda, internet ortamında yapılıyorsa… Sağlık hizmetleri artık evlerde veriliyorsa; dinî hizmetler de “kapıda” (ev ve işyerlerinde) yapılır hale gelmeli. 
İrşat görevlileri namaz saatleri dışında cami cemaatinin veya potansiyel (aday) cemaatin ev ve işyerlerini ziyaret etmeli…
 
Kendi imkânlarıyla ve şahsi gayretleriyle irşat vazifesini cami içinde ve dışında yapmaya çalışan imam-hatipler ve vaizler (sayıları az da olsa!) teşvik ve taltif edilmeli…
Aktif ve potansiyel cemaat hizmetkârları imam-hatiplerle cami hizmetlileri(!) ayırt edilmeli…
Sıfatının manasıyla mütenasip hizmet aşığı müftülerle, kendilerini personelin disiplin amiri gören idareciler (müftüler!) aynı statüye tabi olmamalı!
 
Diyanet İşleri Başkanlığı, teşekkür ve takdirnameli orta ve lise talebeleriyle başarılı kur’an kursu talebeleri ve yeni icazetini almış hafızları kaynaştıracak ödüllü programlar yapmalı…
Ortaokullardaki Tablet bilgisayar teşviki, Kuran Kursu talebelerine ve hafızlara da verilmeli…
 
Tebliğciler; kardeşliği, birlik ve beraberliği, sevgiyi ve hoşgörüyü sadece konuşan ve anlatan değil, yaşayışlarıyla da örnek şahsiyetler olmalı!
 
İnşallah kalben ve fikren hazırlanarak Ramazana kavuşmak ve Ramazan’dan hakkıyla istifade edebilmek temenni ve duasıyla…
 
“Nasihat etmek kolay, örnek olmak zordur” (Rechefoucauld)
 
Vesselam…
19 Nisan 2015 / 30 Cemâziyelâhir 1436