Coğrafyayla İmtihan, Bitmeyen Projeler ve Yeşil Mücadele
Rize’de yaşamak, sadece dik yamaçlara göğüs germek ya da hırçın Karadeniz’in dalgalarına göğüs kabartmak değildir; zamanın ritmini doğanın belirlediği bir coğrafyada sabrı öğrenmektir. Bugün kentin kahvehanelerinden saha çalışmalarına, sahil şeridinden en yüksek yaylalara kadar nereye adım atsanız aynı heyecanlı, aynı dertli ama bir o kadar da umutlu sohbetlere denk gelirsiniz. Karadeniz’in incisi Rize, bir yandan doğanın ve zararlıların sunduğu zorluklarla mücadele ederken, diğer yandan bir türlü tamamlanamayan dev yatırımların gölgesinde geleceğini şekillendirmeye çalışıyor.
1. Tarım ve Doğa Mücadelesi: Zararlılara Karşı Samuray Arısı, Kahvede Çay Hesabı
Rize toprağı berekettir, ancak son dönemde bağımız, bahçemiz büyük bir biyolojik tehdit altında. Bölgede fındık ve çay üreticisinin kâbusu haline gelen kahverengi kokarca ve halk arasında “vampir kelebek” olarak bilinen zararlıların yanı sıra Amerikan Beyaz Kelebeği de ürünlerimize musallat olmuş durumda. Çamlıhemşin tarafında ise gözümüz gibi baktığımız kızılağaçları kurutan siyah kurtlar ciddi bir alarm veriyor. Tarım İl Müdürlüğü ve üreticiler çaresiz değil; bir yandan mekanik mücadele yürütülürken diğer yandan doğanın dengesini yine doğayla kurmak adına "Samuray Arısı" salımıyla biyolojik mücadeleye ağırlık veriliyor.
Öte yandan, Karadeniz insanının can damarı olan çay sezonu tüm hızıyla sürüyor. ÇAYKUR’un alım kotaları, üreticilerin sürgün durumları, artan maliyetler ve fiyat tartışmaları bugün kentin her sokağında, her kahvehanesinde ilk gündem maddesi. Alın terinin karşılığını alma mücadelesi, sahadaki üreticinin en büyük gayretidir.
2. Altyapı, İnşaat ve Şehir Güvenliği: Yağmurun Ardındaki Binalar ve Riskler
Rize’de coğrafya affetmez. Kent merkezinde bir yurt inşaatının kazı alanında istinat duvarının çökmesi ve bağlı yolun göçmesi sonucu çevredeki binaların tahliye edilmesi, hepimize şehir güvenliği ve doğru mühendislik adımlarının önemini bir kez daha hatırlattı. Yerel basında ve sosyal medyada geniş yer bulan Derepazarı - Merkez hattındaki bu göçük, kent içi yapılaşmadaki hassasiyeti gözler önüne serdi.
Tabii bir de bu coğrafyanın kaçınılmaz gerçeği var: Yaz yağışları. Ani bastıran kuvvetli Karadeniz yağmurları sonrası dik yamaçlarda yaşanan ufak çaplı heyelanlar, ulaşımda aksamalara yol açarken yol güvenlik tedbirlerinin ne kadar hayati olduğunu her yağmur sonrası yeniden deneyimliyoruz.
3. Spor: Çaykur Rizespor ile Yeni Sezon Heyecanı
Tüm bu yoğun gündemin arasında yeşil-mavili sevdalımızın kalbi Süper Lig için atıyor. Yeni sezon öncesi kadro yapılanmasına giden Çaykur Rizespor’da hareketli günler yaşanıyor. Transfer döneminde kadroya katılan Ahmet Kutucu ve Tayyip Talha Sanuç gibi isimler taraftarda heyecan yaratırken, yönetim kanadından gelen birlik ve beraberlik mesajları yeni sezona dair umutları artırıyor. Rize, yeşil sahada da üst sıraları hedefleyen hırslı bir takımı izlemeye hazır.
4. Turizm ve Doğa Sporları: Kaçkarlar'dan Körfez Uçuşlarına
Rize turizmi kabuğunu kırmaya devam ediyor. Kaçkar Dağları ve Hamlakit gibi yüksek yaylalarda yaşanan turist yoğunluğu bölgeye canlılık katarken, zorlu arazi şartlarında zaman zaman yaşanan kaybolma vakalarında AFAD ve UMKE ekiplerinin sergilediği başarılı kurtarma operasyonları göğsümüzü kabartıyor.
Öte yandan Rize-Artvin Havalimanı, bölge ekonomisine doping etkisi yapmaya başladı. Suudi Arabistan gibi Orta Doğu destinasyonlarından başlayan doğrudan charter (Körfez) uçuşları, Rize sokaklarında ve yaylalarında meyvesini veriyor; bölge esnafı ve turizmciler için can suyu oluyor.
Coğrafyaya Takılan Dev Projeler: Sabır Testi
Tüm bu canlılığın yanında, Rize’nin bitmek bilmeyen, hedeflenen takvimlerin gerisinde kalan dev altyapı projeleri de kentin ortak yarası. İklim şartları, deniz dolgusu süreçleri ve sarp arazi yapısı nedeniyle uzadıkça uzayan ana projeleri görmezden gelemeyiz:
Rize Şehir Hastanesi Projesi: Deniz dolgusu üzerine inşa edilecek 850 yataklı bu dev kompleksin dolgu çalışmaları tam bitti derken, Karadeniz’in şiddetli fırtına ve dalgalarının verdiği hasarlar nedeniyle ek tahkimat ve onarım ihalelerine ihtiyaç duyuldu. Ek maliyetli zemin sağlamlaştırma ve dalgakıran işleri süreci uzatmaya devam ediyor.
İyidere Lojistik Limanı: Bölgeyi ticaret üssü yapacak bu stratejik projede inşaat sürse de bitiş tarihi sürekli ileriye öteleniyor. Taş ocağı ve malzeme tedariki hususundaki tartışmalar, çevresel faktörler ve devasa deniz dibi dolgu hacmi süreci ağırlaştırıyor.
Rize Deniz Dolgusu Millet Bahçesi: Kent merkezindeki 600 dönümlük dolgu alanına tasarlanan sosyal yaşam alanı, fırtınalara karşı yürütülen mendirek ve tahkimat işlerinin uzun sürmesi ile projebazlı tasarım revizyonları nedeniyle henüz vatandaşın hizmetine tam kapasiteyle sunulamadı.
Kentsel Dönüşüm ve Taşlıdere / Ekrem Orhon Hattı: Belediye Blokları (Taşçıoğlu Cami çevresi) tamamlanıp yüzümüzü güldürse de, kentin deniz tuzuyla korozyona uğramış eski dolgu alanlarındaki diğer binaların yenilenmesi oldukça yavaş ilerliyor. Hak sahipleriyle uzlaşma süreçleri ve şehir içindeki dar inşaat sahaları hızı kesiyor.
Salarha Tüneli Bağlantı Yolları ve Kamulaştırmalar: Tünel tüpleri açılıp ulaşımı rahatlatsa da tünel çıkışındaki şehir içi bağlantı yollarının genişletilmesi tam anlamıyla nihayete eremedi. Yüksek kamulaştırma bedelleri ve sarp arazideki istinat duvarı maliyetleri bu projenin de ayağına bağ oluyor.
Bitmeyen Şehirlerarası Otobüs Terminali Binası: Kentin giriş kapısı sayılan yeni otobüs terminali binası, Rize’nin adeta yılan hikâyesine dönen bir diğer yapısı. Yıllardır tamamlanamayan modern terminal binası, hem Rize'ye gelen misafirler hem de ulaşım sektörü esnafı için mağduriyet ve beklenti yaratmayı sürdürüyor.
Sonuç Olarak;
Rize, doğası kadar çetin, insanı kadar hareketli bir şehir. Fırtınaya karşı direnen deniz dolgularından, kelebeğe ve kokarcaya karşı direnen yeşil çay tarlalarına kadar Rize halkı mücadelesini her alanda sürdürüyor. Tek temennimiz; kentin geleceğini inşa eden bu dev projelerin bir an önce tamamlanarak, Rize'nin hak ettiği modern ve güvenli yüze tam anlamıyla kavuşmasıdır.