RAMAZAN GERGİNLİĞİ NİYE Kİ

Orhan YAZICILAR
Bilmiyorum nedenini ama;  mutlaka sizin de dikkatinizi çekmiştir..
Ramazan ayı geldi mi insanlar bir tuhaf olmaya başlıyor.
Bizim Karadeniz insanının mizacında vardır. Sabırsızlık..
Ancak;  Rizeli’nin ki çok farklı.  Zaten agresif, tez canlı insanlarız..
En ufak bir sürtüşmede kavga hazır.
Hoşgörü yerini sert görüye bırakır.
Hele bir de iftar vaktini göz önüne getirin.
Eve yetişmek için sürücülerin birbirlerine yaptıkları saygısızlıklar  had safhada.
Sanki diğer sürücü evine gitmeyecekmiş gibi onun yolunu kesip önüne geçmeye çalışırlar.
Trafik işaret ve ışıklarını ihlal edenler.
Dün sanayi ve ticaret odasının altından geçerek;  imecenin önünden , Tophane karakoluna doğru yürüyordum.
Sağdan, soldan , ara sokaklardan, gelişigüzel park etmiş araçlar yüzünden birde yolun gidiş geliş oluşu..
Yok böyle bir yo!  Yok böyle bir trafik!  Yok böyle sürücülerin birbirlerine saygısızlığı. Yok Yok Yok …
Zaten biri kuralı ihlal etti mi diğerleri de hazır. Tabii Tophane Karakolunun orada yol sıkışıyor.
Mübarek adam sırasını beklese trafik rahat işleyecek.
Emniyet bu gibi önemli noktalarda trafik memurlarını en azından bu saatlerde hazır bulundurması gerekmektedir.
Ramazan nedeniyle oruç tutan var tutmayan var. Tutmayanlar içinde sağlık nedeniyle veya başka nedenlerle olabilir.
Tabii Gürcüler hariç. Onları zaten insanımız tanıyor.
Ama ne hikmetse bunlara düşman gibi bakılıyor.
Oysa kimse kimsenin derdini bilemez.
Bizler özellikle böyle mübarek aylarda nefsimize hakim olmak zorundayız.
Erzurum’da sigara içen bayana saldırılıyor.
İstanbul’da basketbol oyuncusu kısa şort giydiği gerekçesiyle dövülüyor.
Belki ülkemizde buna benzer olaylar çok yaşanıyor.
Sormak gerekir; bu tür olaylar yaratmanın anlamı ne?
Hatırlayanız vardır.1979 yıllarında ilimzde buna benzer olaylar yaşanmıştı.
Şimdi ki parken etrafında bazı kendini din bekçisi sananlar sigara içenleri dövüyorlardı.
Oysa şimdi o günler çok geride kaldı.
Öbür dünyada herkes kendi hesabını verecek.
O bayanın yerine hesabı saldırgan mı verecek?
O zaman Allah’la kul arasına girmek kimsenin haddi değil.
Çünkü dinimizde baskı, zulüm yoktur.
Tabii;  havaların sıcaklığı.
Orucun vücut üzerindeki etkileri insanların sinir sistemini bozmuş olabilir.
Ama ne olursa olsun sabretmeliyiz.
Bu ayda,  her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur.
Bu ayda, Cennet kapıları açılır.
Cehennem kapıları kapanır.
Şeytanlar, zincirlere bağlanır.
Rahmet kapıları açılır.
İşte bu nedenle bu mübarek ayda sinirlerimize hakim olalım, nefsimize sahip çıkalım.