KIZ BABASI OLMAK

Yasemin ÖZÇELİK

 ”Kız çocuklarını çok sevin çünkü onlar peygamber çiçekleridir”

 
Kız çocuklarının hayatındaki ilk erkektir baba.
 
Babasının koluna girmiş gezen bir kız; ah ne kadar güçlü, başı dik, kim yan bakabilirdi ona?
 
Baba dağdı, baba güçtü, baba limandı.
 
Kızlar babalarının gücüne hayrandır, nasıl bir güvendir bu ”Benim babam en iyisini yapar ” diyebilmek?
 
Eş seçerken de kızlar babalarını örnek alır, babası gibi güçlü, koruyan ,incitmeyen eş arar kızlar.
 
Evet kız babaları…
 
Kızlarınızı sevin,
 
Kızlarınızı sarın, sarmalayın…
 
Kızlarınıza onu sevdiğinizi hissettirin ,her ne yaşarsa yaşasın ilk sorunda size sığınabileceğini bilsin.
 
Öyle öğretilmişti eskiden, babalar uzaktan severdi fazla öpmezdi, uyurken girerdi odasına, prensesini hayranlıkla seyreder, güzel hayaller kurar ama uyanınca yine uzak ve ciddi dururdu. Babalar neymiş?
 
”Kız çocuğu bu fazla yüz vermeye gelmez” .
 
Oysa bir bilse ki nasıl ihtiyacı vardır babasının güven veren bir dokunuşuna, bir sözüne…
 
''Siz sarmazsanız, yabancı kollarda ararlar sizde bulamadıkları şefkati''.
 
Ve ölümü umutla bekleyen kızlarınız olur.
 
Bir çocuğun başına gelebilecek en kötü şey , babası varken yok olmasıdır kanımca. Bir kez olsun doya doya sarılacak yüzü bulamamış olmak ,yaşarken kaybetmek sebepsizce…
 
 
Kızlarınızın tek mutsuzluk sebebi sizsiniz.
 
Kızının geleceği için ileride bakabileceği fotoğraflar bırakın karelerde, hafızalarda.
 
Evet babalar!!!
 
Bırakın artık ,kızım benim her şeyim deyip onu uzaktan sevmeyi.
 
Yanındayken sert bakışlarla korkutmayı ,oysa kızınız sizin sıcacık bakışlarınızla mutlu olabilir ve gidip ilk sıcak bakan kolunu omzuna koyan kim olduğunu bilmediğiniz ilk kişinin göğsüne yaslanmaz. Baba şefkati görmeyen kızlarımız kendilerinden yaşça büyük eş seçerler hep .
 
İnanın ki bunun suçlusu sizsiniz babalar.
 
Sevgili babalar;
 
Lütfen kızlarınızı sevin ve bunu onlara belli edin, kızlarınızı sarın ve ona sarılacağı en güçlü, en güvenli kolların da siz olduğunu hissettirin.
 
İçinde binlerce boşlukla toplumun içerisinde ürkek adımlarla yürüyen kızlarımız rastladığı ilk kola sarılmasın.
 
.........
 
Bir gün babanız ölür ve siz babanızın öldüğüne mi yoksa ona doya doya bir sarılamamış olmaya mı ağlarsınız?
 
Bir gün babanız ölür ve siz içinizdeki o sese karşı yenik düşersiniz, o ses haykırır ya, “keşke” der, “Keşke eve geldiğinde boynuna atılabilecek yüzü vermiş olsaydı.”
 
Keşke arayıp sana ihtiyacım var, diyecek fırsatı vermiş olsaydı. Keşke ama keşke diye ağlamamak, ağlatmamak için kızlarınıza sarılın.
 
”Babalar lütfen kızlarınıza sarılın.
 
Ve anneler kızlarınızı babası ile korkutmayın.
 
Baban gelsin görürsün, diyeceğine, senin bu yaptığına baban çok üzülür kızım demeyi seçin.
 
Günümüz; kılığı ,kıyafeti,konuşması,oturması ,kalkması ,saygısı olmayan çocuklarla dolu ne yazık ki.
 
Üzülüyorum ! Neydi bu çocukları bu hale getiren? Aşırı ilgi mi, aşırı ilgisizlik mi?
 
Bunun sebebini bilmiyorum ama şuna eminim: babasının omzunda annesinin ninni sesi ile büyüyen çocuk ,
 
babası ile annesinin elini aynı anda tutup o müthiş güçle yürüyen çocuk
 
bu gün o sokaktaki saygı yoksunu çocuklardan biri olamaz ,olmaz da.
 
.......
 
Sevgili anne, sevgili baba;
 
çocuklarımız bizim yarınlarımız, bizim hayatımızın devamıdır.
 
Çocuklarımızı sevgiyle sarıp karınlarını güvenle doyuralım ,kıyafetlerini edeple seçip harçlıklarını
 
helalinden verelim.
 
Sevgili kız babası;
 
bir gün kızın gelin olup gidecek ve senin canından can kopacak, bir köşede nasıl hüzünlü gülümseyeceksin kızına biliyorum .O gün gelmeden kızına sarıl.
 
Sevgili kızım;
 
bir gün baban ölecek ve sen ona bir daha hiç sarılamıycaksın ,hadi şimdi kalk ve ona sarıl ,seni itse de sarıl.
 
Sarıl ki o da hatasını anlasın, sende kopan fırtınanın farkına varsın.
 
Her şey iyi güzel de yine de olmuyorsa aç ellerini ( açtım ) sadece dua et . Et ki ben babamın kızıyım, babam da kız babası olduğunu hatırlasın.
 
Sonra bir yeşil tabuta bakarsınız ve ağlayamassınız bile.
 
Benden söylemesi…