Maçın Öyküsü…

Yavuz ATALAY

Eveeet…
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı…
Verilmeyen bir, yenilen üç gol; Baroni-Semih Şentürk, Mustafa Yumlu-Tolga Zengin arasındaki olaylarİ; Tribünde ki olaylar; Saha Dışında ki olaylar…
Daha sayayım mı bilmiyorum…
Fakat bilmediğiniz, görmediğiniz her şeyi, bu yazımda sizlere aktaracağım…
***
Saatler 17.20’yi gösterirken sahadaydım ve hakemler stadı dolaşıyordu…
Trabzonspor’dan görevlilerden biri, “Hocam sahada sıkıntı yok di mi” diye sordu…
Bülent Yıldırım Hoca da, gayet şirin-tatlılıkla ve Karadeniz şivesiyle, “Sikinti yok da” diyince, güzel dakikalar yaşandı…
***
Bir koltuğa iki bilet iki taraftar…
Bu da ilginç anlardan biriydi çünkü kapalı tribünde çok ciddi bir kavga oldu ve uzun sürdü…
Erzurum’dan gelen bir taraftar, 150 TL vererek kapalıdan bir bilet aldı…
Biletinin olduğu koltuğa oturmak için gidiyordu ki, koltuk doluydu…
Önce sözlü sonra ise yumruk yumruğa kavga ettiler…
Daha sonra devreye polis girdi…
Sorun, Erzurumlunun lehinde çözülmedi…
Ve adamı statta, sahayı çok zor gören bir yere oturttular…
***
Tipik Trabzon başlangıçları…
Kolbastı ile başlangıç…
İzleyenlere, çok güzel dakikalar yaşattılar…
Maçın başında çok güzel bir kolbastı gösterisi vardı, kapalı tribününün önünde…
***
Hakemler ısınmaya çıktı…
Maratonun önünde ısınıyorlar…
Taraftarlar Bülent Yıldırım’a “Adaletli ol hocam” şeklinde seslendi…
Sırtı dönük ama bu cümleyi duyan Bülent Hoca, yarım döndü ve parmağıyla “Onay” işareti yaptı…
***
Maç gol ile başladı…
Adrian uzaktan vurdu ve gol oldu…
Fakat yan hakem vermedi…
“Vallaha görmedim abi” dedi Asım Hoca…
Olabilir…
Fakat bundan sonra hep şu konuşuldu: O pozisyon gol verilseydi, her şey değişecekti…
Ben de şunu diyorum: O da gol verilseydi, üzerine bi gol de avantaj verilseydi, yine de bişey değişmezdi…
Maç yine hüsranla sonuçlanırdı…
Bunu herkes öğrensin artık…
Trabzonspor, çok kötü bir dönemden geçiyor…
Şampiyonluğu, ligi filan geçtim, şu takımı seneye iyi hazırlayın…
O bize kâfi…
 *
İlk yarı, top oynamaktan bi-haber Trabzonspor var…
Bunu değerlendiren Fenerbahçe de 2 gol attı…
*
İlk yarı sona erdi…
Baroni ve Mustafa Yumlu karşı karşıya…
Yine Baroni tarafında yapılan bir tahrik var…
Yumlu, sessiz kalmadı…
Sonra bu tartışmanın içine, taaa kalesinden koşarak Volkan Demirel geldi…
Gerek var mıydı?
Yoktu…
Bu da yetmedi…
Olay yatışrılmışken, Semih Şentürk yine gelip ortalığı karıştırdı…
Önce Mustafa Yumlu’ya, “Mustafa sen varya, ortalığı karıştırmayı çok seviyorsun” dedi.
Mustafa Yumlu’da, “O başlattı” dedi…
Sonra araya Tolga Zengin girerek Semih’i susturmaya çalıştı…
Semih Şentürk ise, hızını aldı ve Tolga’ya, “Kes l*n sesini. Sizin varya hepinizin anasını s*******m” dedi…
Olaylar, tünele taşındı…
*
İkinci yarı başladı…
Ruhsuz, Trabzonspor devam ediyor…
Tribünler, Sadri Şener istifa, diye bağırıyor…
Top Trabzonspor’un ayağına gelince, herkes yuhalıyor…
Bunun sonucu olarak da Gökhan Gönül üçüncü golü buldu…
Maç 0-3 sona erdi…
***
Maç bitiminde olaylar kapalı tribünün arkasından çıkan sokakta taraftar ile polis arasında başladı…
Taraftarın her maç sonu kullandığı sokağa, polis, barikat kurdu ve taraftarları geçirmedi…
Böylesine bir uygulamayı, kendilerine hakaret sayan Trabzonsporlular, oradan ısrarla geçmek isteyince, polis biber gazı kullandı…
Taraftarlar ile polisler yumruk yumruğa kavga ettiler…
Terörist miyiz l*n biz, diye bağırdı taraftarlar…
***
Basın toplantısı…
Önce, Yasin Öztekin, sonra Kuyt, sonra Tolunay Hoca, sonra Baroni ve en son da Aykut Kocaman geldi…
 Yasin kendisine sorulan soru üzerine, “Kötü oynuyorum, farkındayım” dedi.
Kuyt, “Çok önemli bir galibiyet aldık” dedi.
Baroni, Mustafa Yumlu ile olan olaya, “Provake etti beni” dedi.
Tolunay Hoca, “Bütün suç benimdir” dedi.
Tolunay Hocanın konuşması sırasında, soru soran bir basın mensubu, ismini söyleyerek soruyu sormayınca, Altuğ Atalay, senin ismin ne, diye sorunca, basın mensubu bunu bir tavır olarak aldı ve kısa süreli ortam gerildi…
Aykut Kocaman, “Pozisyon goldü. Birbirimizi yemekten başka bişey yapmıyoruz” dedi.
***
Netice itibariyle, antrenörle alakası olmayan, tamamen yönetim kaynaklı bir mağlubiyet var ortada…
Yani bu bir maçta olan bir şey değil…
Emin olun bir maçla veya bir istifayla değişecek bir şey de değil…