Ahmed ÇITLAKOĞLU

Ahmed ÇITLAKOĞLU

Türkiye Gazetesinin yarası ne ola ki?

 Soru şöyle de sorulabilir: Türkiye Gazetesi’nin Mehmet Görmez Hoca ile derdi ne?
Bu gazetenin Görmez Hocayı hedef tahtasına koymasının esas sebebi; Görmez Hoca’nın şahsı mı, yoksa Diyanet İşleri Başkanı sıfatıyla teşkilatta yaptığı uygulamalar mı?
 
Eleştiri sebebinin, diyanetin ibadet mevzuundaki hizmetleriyle alakalı olabileceğine inanmak oldukça zor…
Acaba, Diyanet teşkilatında Fetö’yle mücadelede Başkan’ın kararlı ve tavizsiz tutumunun bir etkisi olabilir mi?
 
***
Önce Kutlu Doğun Haftası’ndan yola girdiler. Kutlama tarihi ile Hocaya vurmak istediler… Tutmadı! 
Kutlu Doğum meselesinde Numan Kurtulmuş’u da yanlarına almak istediler, yine etkili olamadılar.
Sonra, Başkan’ın bir mektubunu servis ettiler… Ondan da netice alamadılar! Amiyane ifadeyle o da yemedi!
 
Şimdi de, kıymeti kendinden menkul, her şeyi en iyi bilen, yayın organının yıllardır değişmez ve tek ilahiyatçısı, yazar ve konuşur Osman Ünlü’yü devreye sürdüler.
 
***
Ne var ki, Osman efendi, işi eline ayağına bulaştırdı!.. Mevzuya yanlış yerden girdi.
Camilere çocukların gelmesini diline dolarken çirkin bir benzetme yaptı: "İnsanları camiye çekecekler. Camilere oyun alanları yapıldı. Çocuklar burada oyun oynuyor. Caiz mi değil... Bunu söyleyince 'adamlar ne güzel etkinlik yapıyor' diyorlar. Senin etkinliğin batsın ya! Ne etkinliği bu… Yaptığın iş camiyi bozmak… Affedersin camiyi yarın kerhane haline getirmek."
 
***
 
 
 Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’den dili bozuk ilahiyatçının çirkin yakıştırmasına gereken cevap:  "Çocukların camiye getirilmesinden rahatsız oluyorsanız Namazı evinizde kılın!" 
 
"Rabbimiz çocuklar için 'Gözün nuru, kalbin süruru' ifadesini kullanıyor. Gözün nuru olmazsa göz görmez… Çocuk İslam ümmetinin istikbalidir. Çocuk olmadığı zaman hepimiz kör oluruz, göremeyiz. 
 
Eğer ümmetin istikbalini kuracak bir yavrumuzun zihninde cami, cemaat ve namaz ile ilgili yanlış bir iz bırakacak şekilde ona kötü davranacaksanız teravih namazınızı evinizde kılın. 
 
Biz, sırtına çocuk bindi diye secdesini uzatan Peygamberin ümmetiyiz.
Biz, hutbe irat ederken çocuk kendisine yürüyor diye minberden inen, çocuğu kucağına alıp hutbesine devam eden Allah Resulünün ümmetiyiz. 
Biz, çocuk ağlaması duydu diye namazını kısa kesen Peygamberin ümmetiyiz.”
 
***
Osman Ünlü’nün bu tür çıkışları, ilk de değil yeni de. Osman Ünlü de bu hususta tek değil.
Bu hususta Diyanet İşleri Başkanlığını biz de eleştiriyoruz… Hem de şiddetle eleştiriyoruz!...
 
Ey Diyanet İşleri Başkanlığı!..
Bugüne kadar ünlü ünsüz, cübbeli cübbesiz, sarıklı sarıksız, sakallı sakalsız, kravatlı kravatsız nice sözde İslam adına konuşan ve yazan kişilerin, Kur’an ve Sünnete muhalif söz ve yazılarına neden gereken cevap verilmez?.. Onların yanlış fikir ve beyanlarından halkımızı kimler koruyacak?
 
Gıda ve sair sektörlerde TSE standartlarına uygun olmayan, hileli ve ayıplı mal üretmek ve satmak suç oluyor ve suçlular hakkında işlem yapılıyor da, İslamî TSE standardına (Kur’an ve Sünnete) uygun olmayan,  haliyle hileli ve ayıplı kitap neşretmek, yazı yazmak ve konuşma yapmak suç olmuyor mu? Ve bu suçlular hakkında neden işlem yapılmıyor?
 
***
Kıssadan hisse…
Adamın biri içinde olduğu mecliste anlatmaya başlamış: 
“Hazreti İsa eline kılıcını aldı, kızını yatırdı, tam kesecek gökten bir öküz indi, o gün de Ramazan bayramı oldu” diye.  Aklı sıra “kurban olayını” anlatıyor. 
Sonra içlerinden biri dayanamayıp kalkmış ve şöyle demiş;  “Ben şimdi bu sözlerin hangisini düzelteyim?..  İsa değil, İbrahim. Kılıç değil, bıçak. Kızı değil, oğlu. Öküz değil, koç. Ramazan değil, kurban.” 
 
***
“- Yâ Rasûlallah! Siz çocuklarınızı öper (sever) misiniz? Biz çocuklarımızı öpüp okşamayız.”
“- Allah senin gönlünden merhamet ve şefkati çekip çıkarmışsa ben ne yapabilirim!..” (Buhârî, Edeb, 22) 
 
Vesselam… 
Ahmed Çıtlakoğlu
03 Haziran 2017 / 08 Ramazan 1438
 
Önceki ve Sonraki Yazılar